Pırasalı Poğaça


Bir FINCAN`in hikayesi.... 

Yaşlı kadın, bir antika dükkânından aldığı yüzyıllık fincanı özenle salon vitrinine yerleştirdi. Fincanın biçimi, üzerindeki işlemeler, renkler onun bir sanat eseri olduğunu söylüyordu. 
Ödediği fiyatı hatırladı; hayır, hiç de pahalıya almamıştı. 
Hayranlıkla fincanı seyretmeye devam etti. Derken, birden fincan dile geldi ve kadına şöyle dedi;
“Bana hayranlıkla baktığının farkındayım. Ama bilmelisin ki, ben hep böyle değildim. Yaşadığım sıkıntılar beni bu hale getirdi.”
Kadın şimdi hayret içindeydi. Önündeki kahve fincanı konuşuyordu! 
Kekeleyerek: “Nasıl? Anlayamadım?” diyebildi yaşlı kadın.

“Demek istiyorum ki, ben bir zamanlar çamurdan ibarettim ve bir sanatkâr geldi. Beni eline aldı, ezdi, dövdü, yoğurdu. Çektiğim sıkıntılara dayanamayıp:
“Yeter! Lütfen dur artık!” diye bağırmak zorunda kaldım.
Ama usta sadece gülümsedi ve “Daha değil!” diye cevapladı beni.

Sonra beni alıp bir tahtanın üzerine koydu. Burada döndüm, döndüm, döndüm. Döndükçe başım da döndü. Sonunda yine haykırdım:
“Lütfen beni bu şeyin üzerinden kurtar. Artık dönmek istemiyorum!”
Ama usta bana bakıp gülümsüyordu:
“Henüz değil!”

Derken beni aldı ve fırına koydu. Kapıyı kapayıp ısıyı arttırdı. Onu şimdi fırının penceresinden görebiliyordum. Fırın gitgide ısınıyordu. Aklımdan şöyle geçiyordu: “Beni yakarak öldürecek”
Fırının duvarlarına vurmaya başladım. Bir taraftan da bağırıyordum:
“Usta usta! Lütfen izin ver buradan çıkayım!”
Pencereden onun yüzünü görebiliyordum. Hala gülümsüyor ve “Daha değil!” diyordu.

Bir saat kadar sonra, fırını açtı ve beni çıkardı. Şimdi rahat nefes alabiliyordum, fırının yakıcı sıcaklığından kurtulmuştum. Beni masanın üstüne koydu ve biraz boyayla bir fırça getirdi.
Boyalı fırçayla bana hafif hafif dokunmaya başladı. Fırça her tarafımda geziniyor ve bu arada ben gıdıklanıyordum.
“Lütfen usta! Yapma, gıdıklanıyorum!” dedim. Onun cevabı ise aynıydı: “Henüz değil!”

Sonra beni nazikçe tutup yine fırına doğru yürümeye başladı. Korkudan ölecektim. “Hayır! Beni yine fırına sokma, lütfeeen!” diye bağırdım.
Fırını açıp beni içeri iteleyip kapağı kapattı. Isıyı bir öncekinin iki katına çıkardı. “Bu sefer beni gerçekten yakıp kavuracak!” diye düşündüm. Pencereden bakıp ona yine yalvardım, ama o yine “Daha değil!” diyordu. Ancak bu defa ustanın yanaklarından bir damla gözyaşının yuvarlandığını gördüm.

“Tam son nefesimi vermek üzere olduğumu düşünüyordum ki, kapak açıldı ve ustanın nazik eli beni çekip dışarı çıkardı.
Derin bir nefes aldım, hasret kaldığım serinliğe kavuşmuştum. Beni yüksekçe bir rafa koydu ve usta şöyle dedi:
“Şimdi tam istediğim gibi oldun. Kendine bir bakmak ister misin?”
Ona “Evet” dedim.
Bir ayna getirip önüme koydu. Gördüğüme inanamıyordum. Aynaya tekrar tekrar baktım ve “Bu ben değilim. Ben sadece bir çamur parçasıydım.”

“Evet bu sensin!” dedi usta. Senin acı ve sıkıntı diye gördüğün şeyler sayesinde böyle mükemmel bir fincan haline geldin.
Eğer seni bir çamur parçası iken üzerinde çalışmasaydım, kuruyup gidecektin.
Döner tezgâhın üstüne koymasaydım, ufalanıp toz olacaktın.
Sıcak fırına sokmasaydım, çatlayacaktın.
Boyamasaydım, hayatında renk olmayacaktı.
Ama sana asıl güç ve kuvveti veren ikinci fırın oldu.
Şimdi arzu ettiğim her şey var üzerinde.”

Ve ben kahve fincanı, şu sözlerin ağzımdan çıktığını hayretle fark ettim:
“Ustam! Sana güvenmediğim için beni affet!
Bana zarar vereceğini düşündüm.
Beni benden fazla sevip iyilik yapacağını fark edemedim.
Bakışım kısaydı, ama şimdi beni harika bir sanat eseri yaptığını görüyorum.
Benim sıkıntı ve acı diye gördüğüm şeyleri bana verdiğin için teşekkür ederim…Teşekkür ederim.”

*** 
Rabbim sükürler olsun bizlerede böyle güzel ustalar nasip etmis... 

Bu hayatda yasadigimiz zorluklarin, sIkIntilarin hic biri sebebsiz degil.. Ki zaten bunlar olmazsa degerde, kiymetde olmazdi... 
Üzücü durumlar yasadigimizda veya bizler icin sakincali olan durumlarda bazen anlayamayabiliyoruz, göremiyoruz bizim icin yazilan hayirli yanlarini..

Ama zamanla ögreniyor.. zorluklarla.. zorluklarinda icersinde büyüyoruz.. ve buda bizim icin bu hayatta cok büyük bir avantaj.. 
Aslinda yasadigimiz zorluklari degerlendirmeli.. hayat tecrübelerimize tecrübe katmaliyiz... yasayarak.. hissederek..
Zorluklarla, emekle, cabayla biryerlere gelmek nede güzel, nede mutluluk verici degilmi ? 
Nede gurur verici...! 
Sabredmek sonuna kadar.. hic bir zaman ümidi kesmemek.. 

Allah`a inanmak! Ve herseye ragmen isyanlar degil sükürler etmek...

Dilerim güzel Rabbim bizlerede bu "fincan" gibi sabirlar verir ...



*Pırasalı Poğaça*

Aslinda tanidigimiz bir lezzet.. 2008 senesindede paylasmizdim pirasali pogaca tarifini... 
Bu seferinde biraz farkli oldu.. Kiyir kiyir bir lezzet olsun istedim.. ve hamurunu Karaköy Poğaçasınin tarifine göre hazirladim.. 
Ic harcinda pek fazla degisiklik yapmadim.. sadece seneler icersinde yemeklerimde salcayi pek fazla koymamayi tercih ettim, yemeklerimin asil lezzetini aldigini, sakladigini düsünüyorum.. onun yerine domatesi daha bol tutuyorum...

HAMURU icin MALZEMELER:
  • 250g margrin
  • 1 cay bardagi zeytinyag (siviyag)
  • 1 cay bardagi ilik su
  • 1 adet yumurta (sarisi üzerine sürülecek)
  • 1 yemek kasigi sirke
  • 1 paket kabartma tozu
  • tuz
  • alabildigi kadar un
IC HARCI icin MALZEMELER:
  • 1 adet büyük boy pirasa
  • 1 adet büyük boy domates
  • 1 tatli kasigi biber salcasi
  • baharat, tuz
HAZIRLANISI:
  • Ic harcini hazirlamak icin pirasayi ince ince kiyin. Domatesin kabugunu soyup mini mini küp küp dograyin. Bir tavaya zeytinyag alin ve pirasayi ekleyip hafif yumusayincaya kadar kavurun. Domatesi salcayla karistirin. Pirasaya ilave edin. Domatesler ölene dek kavurun. Baharat tuz ilav edip karisimi ocaktan alin. Sogumaya birakin.
  • Hamuru hazirlamak icin un ve kabartma tozu haric tüm malzemeleri genis bir yogurma kabina alip cirpin. Yavas yavas un ve kabartma tozu ilave edin. Kulak memesi yumusakliginda bir hamur yogurun.
  • Yaklasik mandalina büyüklügünde kücük bezeler yapip elinizle/parmaklarinizla acin. Ortasina harctan koyup kenarlarini kapatip pide sekli verin. 
  • Yaglanmis firin tepsisine dizin. Üzerlerine yumurta sarisi sürüp önceden isitilmis 200 derece firinda üzerleri kizaran dek pisirin.
  • AFIYET SIFALAR OLSUN ...

 
Herkese Sicacik Sevgi ve Selamlarla.. Mutlu, Umutlu Kalin; tüm güzellikler esliginde...

Tarçınlı Rulolar


Ne kar gördük bu sene, ne kis... Ilk bahar havasinda geciyor günlerimiz...
Sabahlari ise ciktigimda kuslarin civiltilari esliginde arabaya dogru yol aliyorum.. radyoda lalelerin kendilerini göstermeye basladiklarini duyuyorum... bir ocak ayinda, bir bahar kokusu var etrafda... hayrola insAllah...


Kücüklügümden beri insanlari izlemesini cok severim.. gözlemlerim, izlerim onlarin konusmalarini, hal ve hareketlerini... icimdeki bu benlik seneler sonrasinda pskoloji okuma karari almami saglamisdi..
Lakin sonrasinda, hayir Hasret sen bunu suan istemiyorsun diyerek kendime, geri dönmüsdüm yolumdan...
Bilmem neden ama insanlar bana herseyini anlatabiliyorlar, onlarda bilmiyorlar aslinda neden.. o an bilinc altinda istemese bile o en özelini, en gizlisini bile anlatabiliyor... bu dostluga saglam temellerde atiyor ama bazen agir bir yükde olabiliyor benim icin...

Eskilerden korkmazdim insanlardan... meslek hayatina atildigimda, 17 yasimda ilk kez gercek hayatla tanisdim.. televizyonda gördügüm o hikayelerle...
Jinekologda calismak demek, hayatin ortasinda olmak demek.. acisiyla, tatlisiyla...
Su dünyada olup bitenleri bir bilseniz, inan agziniz acik kalakalirsiniz...
Üc farkli bölgede calisdim: Yabancilarin cirit attigi bir semt - sosyete - merkez....
Bir sürü insan tanidim ve tanimayada devam ediyorum...
Isimi cok seviyorum, tüm sevgimle yaptigima inaniyorum...

Insanlar tabii sadece meslek hayatimizda karsimiza cikmiyor... Su anki zamana bakin; dünyanin bir ucundaki ile diyer ucundaki bambaska iki cift insan birbiriyle aninda canli canli görüsebilir... birbirlerini bulabilir..
Büyük bir mucize ama cokda ürkütücüde...
"Karanlik olan her zaman tehlikedir!" der babam... "Onun ardinda ne oldugnu bilemezsin.."
Evet öyle... hayat böyle... Bazen güler kaderin yüzüne bazen ise yüzüne bile bakmaz...
Bazen karanlik denilen o tehlikeden ne zarasiz, masum asklar dogar, bazen ne yürege sigmaz dostluklar, kardeslikler...
Ama tehlike! O tehlike yinede hep var... iste onu ayirt edebilmek ondan uzak durmak gerek.. tatli dile, sirinliklere kanmamak...
Hep seni koruyan kollayan, gözünü her daim acikda tutan bir anan, baban bir dostun olmali bu hayatta...

Ve emek hirsizlarina karsi saglamda bir avukatin :) ! Gülücük attigima bakmayin ben gayetde ciddiyim!

 Tarçınlı Rulolar

Tadina doyum olmayan bir lezzet!
Ne zaman pisdi ne zaman bitti inanin anlamadik!
Bu yüzden ailece sizlerede siddetle tavisye ediyoruz :)

HAMURU icin MALZEMELER:
  • 90g tereyag
  • 2 su bardagi ilik süt
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 tutam tuz
  • yeterince un
 IC HARCI icin MALZEMELER:
  • 60g oda sicakliginda tereyag
  • 2 yemek kasigi esmer seker
  • 1 tatli kasigi tarcin


ÜZERI icin MALZEMELER:
  • 1 bucuk cay bardagi pudra sekeri
  • yaklasik 2 yemek kasigi su
 HAZIRLANISI:
  • Hamuru hazirlamak icin bir miktar unu, kabartma tozunu ve tuzu genis bir yogurma kabina alin. Tereyagini ilave edip parmaklarinizla ezerek hamur ve tereyagin bütünlesmesini saglayin. Yavasca sütü ilave edin ve yeteri miktarda un. Ele yapismayacak cok hafif sert bir hamur yogurun.
  • Firin tepsisi büyüklügüne yakin bir dikdörtgen acin. 
  • Ic harci icin belirtigim malzemelerin tümünü bir kaba alip iyice cirpin. Hamurun üzerine sürün. 
  • Hamuru ice dogru rulo seklinde sarin. Dilimlere bölün. Dilimleri kesitiginiz tarafi ile yaglanmis firin tepsisine hepsini orta kismina cok az aralik birakarak dizin. 
  • Önceden isitilmis 200 derece firinda kizarana dek pisirin. 
  • Firindan cikardiktan sonra biraz sogumaya birakin.
  • Bu arada sekerlemesini hazirlayin. Pudra sekerine su ilave edip iyice ezerek karistirin. Sekerlemeden cöreklerin üzerlerine gezdirin.  
  • AFIYET SEKELER OLSUN

Herkese Sicacik Sevgi ve Selamlarla.. Mutlu, Umutlu Kalin...

Fıstıklı Kurabiye


Merhabalar ... Hosgeldiniz efendim.. !

Herkese mutlu bir yil diliyorum! Dilerim hayirlara vesile olacak.. dileklerimizin gerceklesdigi.. huzurlu, neseli.. dolu dolu bir sene geciriz hep birlikte! Güzel anilarimizda anabilecegimiz güzel bir 2012 senesi!

Pek yogun gecen yilbasi öncesi.. ve sonrasindada bir hafta oldu ama hala zaman bulamayan ben, sonunda karar verdim ve yeni bir tarif vakti diyerek hemen günlerdir hazirda bekleyen fotografimi yükledim sizler icin..

Tatli sevenler icin.. yogun fistik esliginde sekermi seker, kitir kitir bir kurabiye tarifi:

MALZEMELER:
  • 2 cay bardagi un
  • 1 tatli kasigi kabartma tozu
  • 1 cay bardagi ince yulaf ezmesi
  • 3 yemek kasigi tereyag
  • yarim cay bardagi seker
  • 3 dolusu yemek kasigi bal
  • 1 dolusu yemek kasigi fistik ezmesi (sade; sekersiz ve tuzsuz!)
ÜZERI icin MALZEMELER:
  • 1 bucuk cay bardagi pudra sekeri
  • 2 bucuk yemek kasigi tereyag
  • 1 yemek kasigi su
  • parcalanmis yer fistigi (tuzsuz!)

HAZIRLANISI:
  • Un, kabartma tozu ve yulafi yogurma kabina alin. Karistirin.
  • Kücük boy bir tavaya; tereyag, seker, bal ve fistik ezmesini alip orta atesde sürekli karistirarak eritin. 
  • Hazirladiginiz karisimi 2 dak. beklettin. Un karisimina bosaltin ve bir kepce yardimi ile iyice birbirine karistirin. 
  • Ceviz büyüklügünde kücük toplar yapin. Üzerine bastirmayin! "Aralik birakarak" yaglanmis firin tepsisine dizin.
  • Önceden isitilmis 180 derece firinda yaklasik 8 dak. kizarana dek pisirin. 
  • Tepsiyi firindan cikardiktan sonra kurabiyeleri sogumaya birakin. 
  • Bu arada üzeri icin sekerlemeyi hazirlayin; tereyagi eritip sogumaya birakin. Suyla karistirin. Bir kaseye pudra sekerini alin. Yavasca tereyagi sürekli karistirarak, ezerek ilave edin. Kivamina geldiginde ve pürüzsüz bir hal alinca sogumus kurabiylerin üst kismina sekerlemeden sürün ve parcalanmis fistiklara bulayin.  AFIYET SEKERLER OLSUN....

Ama yok ben Kurabiye havamda degilim, benim su siralar canim pek bir Browni cekiyor derseniz, öyleyse sizi söyle alayim: Tiklayin lütfen...

Önümüzdeki hafta InsAllah tekrar bulusmak dileyigle.. 
Herkese Sicacik Sevgi ve Selamlarla... 
Mutlu, Umutlu Kalin...

    Mermer Kurabiye


    Merhaba sevgili okuyucularim :) 

    Ne cok özledim sizlere yazmayi, yeni lezzetlerimi sunmayi, paylasmayi.. Ama inanin zaman bulamadim... Bir iki satir yazmak istiyorum yayinlarima, kuru kuru olmaz diyorum ama bunlara zamanda bulamiyorum, acikcasi bazende üseniyorum :) 
    Ama yok daha fazla ara birakmayalim dedim! Yoksa sikayetler, feryatlar gelmeye basliyor :) 

    Veee bugün sizlere sekermi seker bir lezzetle geldim :) 

    Zebra Cheescake! Hani vardi bir zebra cake , hatirliyormusunuz ? Hmm.. iste öyle bir güzellik, iste öyle bir sunum, iste öyle bir lezzet bu Mermer Kurabisler :) Kiyir kiyir enfes cikolata lezzetinde...


    Kahvenize müthis bir es... Heleki ara ara acliklar olurya iste o vakitlerde müthis bir keyif, harika bir sölen :)


    Hasret`in her tarifi gibi buda cok kolay :)
     Ve malzemeler ? evet malzemelerde her mutfakda her daim hazirda bulunacak malzemeler...
       
    MALZEMELER BÖLÜM 1:
    • 200g tereyag
    • 1 cay bardagi seker
    • 2 paket vanilya sekeri
    • 2 bucuk cay bardagi un
     MALZEMELER BÖLÜM 2:
    • yarim cay bardagi kakao
    • yarim cay bardagi un

    HAZIRLANISI:

    Bölüm 1`deki malzemeleri yogurma kabina alip yogurun. 
    Hamuru ikiye bölün. Bir parcasina Bölüm 2`de bulunan kakao miktarini karistirin. Diyer parcaya ise un miktarini. 
    Daha sonrasinda, bu iki renkde elde ettiginiz iki parcayi kisaca birbirine karistirin.
    Sonra uzunlamasina rulo sekli verin. Ve 10-15 dakikaligina derin doruncuya alin.
    Derin dondurucudan cikardiktan sonra resimdeki gibi dilimler kesin ve yaglanmis firin tepsisine hafif aralik birakarak dizin. 190 derece önceden isitilmis firinda yaklasik 10 dak. pisirin.





          Kolay gelsin ve afiyet sekerler olsun  diyorum efendim :)












    Herkese Sicacik Sevgi ve Selamlarla.. Mutlu, Umutlu Kalin... 

    Yeni Bir Hayat ...


    Esim bugün, bu kadarini hakikaten tahmin etmesdim, dedi bana...Bu kadarini yapacagini, bu kadar üzerinde duracagini... Acikcasi inanmadim, inanamamisdim dedi... Bu kaliteyi, bu kareleri, bütünüyle bu muhtessemligi.. Su son zamanlardaki fotograflari... ilgiyi.. tüm bunlari tahmin etmezdim... Ben bile acikcasi kendi kendime soruyor, nasil yapiyor bunu, diyorum dedi.. 
    Ger-cek-ten cok seviyorsun demi ?, diye sordu....
    Bunlari bana söylerken, o kadar samimi o kadar ictendiki.. öyle bir gurur dolu bir bakisi, ama saskinlikda iceren.... ve bir gülümsemesi vardiki .. aklimdan cikmiyor...

    Bana soruyorlar nasil... nasil oldu.. nasil yapiyorsun...
    Susuyorum..
    Susuyorum, cünki icimdeki "o" yapiyor.. ben yapmiyorum.. ben yönetmiyorum...
    "O" icimdekine birakiyorum o an kendimi...
    Ve cekiyorum, cekiyorum, cekiyorum... en güzel kareler yakalaniyor o an...
    Yakaladikca icimde kelebekcikler ucusmaya basliyor.. ve bütünüyle o an akip gidiyorum...
    Karsimdaki yaradilanin en güzel yönleniri görmeye calisiyorum... en güzel durusunu, en güzel bakisini..
    En dogal, en masum halini...

    Tuaf gelebilir bunlar.. ama böyle...

    Tabii tüm bunlarin yani sira büyük bir emekde var.. günlerce, aylarca calisdim.. bir sekilde kendimce hem kamerami hem kendimi kesfettmeye calisdim.. güzel fotograflar ortaya cikarmak digital bir kameranin denklansörüne basmaktan ibaret degil veya sira disi müthis kameralara sahip olmakda degil... ayarlari bilmek, güzel pozlar yakalamak, onlari güzel yansitabilmek, hos olmayan birseyi bile biraz estetik bakisla güzellestirebilmek-güzel yanini görmek, hassasiyetli islemden gecirmek gerek...

    Güzel Rabbim o her zaman icimdeki besledigim o duyguyu disa yansitabilmemi nasip etti.. sükürler olsun ona bana güzel gören, görebilen iki cift göz verdi... tüm kapilari bana acti, kendimi gelistirebilmemi sagladi... Binlerce kez sükürler olsun...


    En güzelide ne biliyormusunuz, insanlarin bana güvenmesi, inanmasi, beni tercih etmeleri... Onlarin o sicakligi, sevgisi!
    Fotograflari gördüklerindeki mutlulugu... hatta ve hatta o simsicak sIkIca sarilmalari yokmu bana.. o an o sevgiden eriyip gidebilirim...
    Ve üzerimdeki o cekingenlik.. her seferinde acaba olurmu, begenirlermi, becerebilirmiyim duygulari...
    Her seferinde ve herseferinde yasiyorum bunlari...
    Ve her seferinde o güzel, tertemiz yürekli insanlarin bana olan destekleri inanclari bir adim daha ilerlememi sagliyor bu yolda...
    Her biri benim icin cok cok degerli!



    Ve güzel Rabbim beni bu yolda hayirli insanlarla karsilastirir ve hayirlisiyla bana cizdigi kaderde, bu yolda ilerlememi nasip eder insallah ... ve dilerim her zaman en mütevazi halde...

    Ne cok seviyorum sizleri ve zamaninda iyiki kurdugum ve yillarca, 5 senedir hic bikmadan usanmadan yazmaya devam ettigim bu göz bebegim blogumu...Iyiki hayatima girdiniz.. iyiki burada sizlerleyim..



    Mutlu, Umutlu Kalin..
    Sicacik Sevgi ve Selamlarla...

    Kruvasan Kurabiye


    Lezzetin keyfine vardim yine.. Bu nasil bir lezzetdir... Nasil bir kurabiye !!
    Sarap gibi..! Bekledikce lezzetine lezzet katan, enfess bir kivama gelen, tutukuluyucu bir lezzet! Bir Kurabiye!


    Basit bir malzeme listesi ...  her daim evde bulunan malzemelerle hazirlayabilirsiniz bu sirinleri...
    Kahveye, caya müthis eslik eder...
    Hatta sevdiklerinize güzel bir hediye...
    Miniklerinize bir ödül...
    Yapimi keyifli, sunumu sirin.. hatta sizler daha sirinlestirebilir, dahada mini mini sarabilirsiniz...
    MALZEMELER:
    • 200g tereyag
    • 1 kutu krem peynir (200g)
    • 3 cay bardagi un
    • yarim cay bardagi esmer toz seker
    • yarim cay bardagi beyaz toz seker
    • yarim cay bardagi cekilmis/mini mini parcalanmis findik (yari yariya)
    HAZIRLANISI:
    • Bir gece önce: tereyag, krem peynir ve unu bir kaba alip iyice yogurun. Strec folyoya sarip buz dolabina alin.
    • Ertesi gün: Hamuru 4 parcaya bölün.
    • Seker ve findiklari bir kaseye alip karistirin Ve dörde paylastirin.
    • Yani 4 parca hamur olacak ve dört parca sekerli-findik karismi. Her biri ayri islemden gececek.
    • Sekerli-findik karisimin birini alip tezgaha yarisini serpin. Üzerine hamurun birini alip merdane yardimi ile hafif acin. Kalan karisimida hamurun üzerine serpin ve tatli tabagi büyüklügünde acin.
    • Fotografda gördügünüz sekilde 10-12 parcaya kesin hamuru. Her bir parcayi ice dogru kruvasan seklinde sarin. Firin tepsisine dizin.
    • Kalan hamurlara ve sekerli-findik karisimlarina ayni islemi uygulayin.
    • Önceden isitilmis 180 derece firinda 12-16 dak. pisirin.
    • Mümkünse bir gün bekletin.
    NOT: 
    **Bir gece önceden hazirlamak mümkün olmazsa en az iki saat öncesinden hazirlayip buzdolabinde beklettin.
    **Kurabiyeler ertesi güne tam kivamina geliyor, lezzeti oturuyor.. kruvasan, hatta citir baklava lezzetinde oluyor :)


    Ne bekliyorsunuz ?? Haydi mutfaga :)

    Simdiden deneyecek olanlara kolay gelsin.. afiyet sekerler olsun diyorum...


    Herkese Sicacik Sevgi ve Selamlarla..
    Mutlu, Umutlu Kalin... diyor yine ve sizleri en lezziz sekerime dogru ugurluyorum :) Sevgili Fatma`nin deyimiylede gravatli melegimize dogru :)

    Nazenin Kek


    ... Dünyaya geldigimde herkesi sasirtmisim.. herkes erkek beklerken kiz gelmisim...
    Adim Kerim olacakken isimsiz kalmisim...
    Günler gecmis... Dogali bir hafta olmus...
    Ve halam sonunda "Adi Hasret olsun! Siz birbirinize cok hasret kaldiniz.." demis.
    Annem ve babam evlendikten sonra cikan yasal sorunlar onlari bir süre ayirmis birbirininden.. uzak kalmislar.. hasret kalmislar birbirlerine...

    Ikisini bütünlestiren bir ismi tasimak cok güzel.. manevi degeri inanilmaz büyük bende...

    Ama hasretlik zordur.. güzelde olsa zordur.. kiymeti artirsada yinede zordur.. zaman gelir cekilmez hal alir..
    Ama hasretin bir umutu vardir ki, iste o olunca hasretlik cekilirdee, sevilirde!

    **

    Cok yogun geciyor günler.. Neyi nereye sigdircagimi sasirmiz hale geldim.. Elimde ajandam herseyi düzenli bir sekilde organize etmeye calisiyorum, öyle bir sekildeki Umut`um zerre kadar ihmal edilmemisi gerek.. ona cokca zaman kalmali..
    Ve bu hafta sonu dolu dolu onun olacak! Onunla birlikte sicacik bir kahvalti yapilacak! Ona yeni bir hediye alinacak! Onunla noel pazarina cikalacak! Hayvanat bahcesine gidilecek!
    Oglusumuz iki yasini gecti.. üce dogru yavasdan yaklasiyoruz :) Kres vakti geliyor! Üc yasindan ihtibaren kismetse krese gidecek.. Bu hafta tanisma icin cagirdilar yuvadan.. bilgilendirdiler biz velileri.. cok heyecanliydi :) oglusum büyüdü, büyüyor! Zaman nasil geciyor! Durdurabilsem, yavaslatabilsem keske..

    **

    Bazende diyorum ilerletebilsem zamani... hasretlik, özlem dinse..
    Hasret kaldigimiz dostlarimiza kavussak.. yine dönseler o coook uzaklardan..
    Uzaklik degistirmez yürekdeki dostlugu, o sevgiyi lakin insan hissetmek istiyor yinede o sicakligi, varligi...
    Ama kocaman bir Umut ile bekliyorum!! Diliyorum Rabbimden duysun o nazenini...dönsün geri......

    **

    Ismim Hasret ama o sicacik yürek "Nazenin" diyede seslenir bana ooo cok uzaklardan....



    Bu gördügünüz SekerPareye ulasmak ici diger bloguma bir tiklamaniz gerekiyor sadece, bakin buraya TIK TIK yapmaniz yeterli, hemencik isinlanirsiniz oraya :)

    6 aylik sekermi seker bir tosuncuk masAllah subhanAllah.. Annesi & Babasi gibi güler yüzlü..
    Rabbim hayirli bir ömür nasip etsin insAllah..

    **

    Ve efendim; huzurlarinizda benden o`na NAZENIN KEK! Yumusacik bir kek, sicacik, özlem, hasret dolu...
    Seker lezzetinde! Enfess kavrulmus badem esliginde...


    MALZEMELER:
    • 150g margarin
    • 50g tereyag
    • 2 bucuk cay bardagi
    • 1 paket vanilya sekeri
    • 1 tutam tuz
    • 1 kutu krem peynir (200g)
    • 1 adet limonun kabugu
    • 4 adet oda sicakliginda yumurta
    • 3 bucuk cay bardagi un
    • 1 paket kabartma tozu
    • arzuya göre 1 cay bardagi kuru üzüm
    ÜZERI icn MALZEMELER:
    • 50g tereyag
    • 1 bucuk türk kahve fincani seker
    • 1 kase file badem
    HAZIRLANISI:
    • Margarin ve tereyagini genis bir kaba alin yumusayincaya dek iyice cirpin.
    • Seker, vanilya ve tuzu ekleyin.
    • Iyicene cirptiktan sonra krem peynir ve rendelediginiz limon kabugunu ekleyin.
    • Malzemeler birbirine iyicene karisdiktan sonra yumurtalari teker teker ekleyin. Her birini yarim dakika cirpin.
    • Son olarak un ve kabartma tozunu ekleyin.
    • Arzuya göre kuru üzüm ekleyin.
    • Yaglanmis kek kalibina bosaltin. Önceden isitilmis 180 derece firina pismeye alin.
    • ÜZERI icin tereyagi kücük bir tavaya alip eritin. Sekeri ekleyin. 2-3 dak. kaynattin. Diyer tarafdada bademleri hafif kavurun.
    • Kek pismeye yakin firini acin ve dikkatlice tereyag&seker sosu üzerine sürün ve bademleri üzerine serpin. Tekrar firina alin.
    • Kek pisdikten ve üzeri kizardiktan sonra firindan cikarin. Sogumaya birakin.


    Kahvenin göz bebegi bir kek...


    Yumusacik! Üzeri citir citir nefisss....


    Eminim sizde cok seveceksiniz!
    
    Herkese Sicacik Sevgi ve Selamlarla..
    Mutlu, Umutlu Kalin...

    Baharatlı Armut


    Ne cok uzak kaldim buralardan.. cok sevdigim, cok kiymetli blogumdan... Paylasmakdan.. yazmakdan..!
    Sebebsizdi.. yazmak gelmedi icimden.. bir halsizlik, durgunluk vardi üzerimde..
    Gelen mailler ama ne mutlu etti beni her seferinde.. unutulmamak... hatirlanmak.. merak edilmek.. bunlar cok güzel duygular.. cok tesekkür ederim herbirinize tekrar tekrar... saolun varolun..!

    Evet bir durgunluk dolasdi bedenimde, ruhumda..
    Ama yogunda geciyor günler... dolu dolu.. ve aslinda cokda heyecanli..!
    Noel zamani burada.. pazarlar kuruldu.. enfes lezzetler raflarda yerilerini aldi.. Sokaklari soguga ragmen ici isitan, ruha huzuru tatdiran bir sicaklik aldi.. isil isil pencereler, sokaklar..
    Sicak cikolata tadinda bir atmosfer...
    Bunlarin yani sira fotograf cekimlerimde cogaldi.. noel hediyeleri icin cekimler yapiyoruz ardi ardina.. büyük bir mutlulukla yakaliyorum yine o en güzel bakislari, gülümsemeleri, anlari..

    Aah! Bakin aklima ne geldi.. gecenlerde yerel bir radyoda bir olayi anlattilar, müthis hosuma gitti, sizinlede paylasmak isterim:

    Bir fotografci  bir eve aksam yemegine davetliymis.. Giderken yaninda cektigi iki üc fotografini tablo halinde evin hanimina hediye etmek icin götürmüs.. Kendisine verdiginde evin hanimi fotografciya demiski
    "Cok tesekkür ederim, fotograflairniz gercekten cok güzel, zannedersem cok pahali bir kameraya sahibsiniz"
    Fotografci tesekkür etmis, konu hakkinda baska birsey dememis ve yemekden sonra evine dönmüs.
    Ertesi sabah evin hanimina telefon acmis ve demis ki,
    "Dün aksam tesekkür edemedim, cok tesekkür ederim, ellerinize saglik yemekleriniz cok lezzetliydi, zannedersem cok pahali tencerelere sahibsiniz"

    Hahaa :) cok güldmüsdüm bu hikayeye, esime anlatdigimda oda ayni keyifdeydi benimle :)
    Nasil ama tam kapak olacak bir cevap degilmi :))
    Ne kadar dogru ama!!
    Evet dogra olan; güzel ve lezzetli yemekler hazirlayabilmek icin bir insanin el lezzeti olmali ve güzel fotograflar cekebilmek icin makinanin modelinden önce ilk basta bir fotograf gözü ve estetik bir bakisa sahip olmali!!

    "Ve birazcikda emege saygi!!!"


    **

    Veee tüm bunlarin yanisirada kuzenim evlilik yolunda ilk adimlarini atiyor.. Gectigimiz iki hafta icersinde geleneklerimize yakisir Bohca götürdük sekermi seker müstakbel gelinimize ve iadeyi ziyareti kabul ettik :) ne cok heyecanlilar... ne cok mutlular.. görülmeye, hissetmeye deger.. simdi ise herkes büyük bir heyecanla nisan töreni hazirliklari icersinde.. Güzel Rabbim tamaminida gösterir insallah..ve bu hayirli baslangici büyük bir mutlulukla sonlandirir...

    Sizlerde iyisinizdir InsAllah... Mutlu, huzurlusunuzdur.. Ama degilsenizde, biliyorsun degilmi ne yapmaniz gerektigini .. her zaman dedigimiz gibi positiv düsünüp positiv yasayacagiz ve inadina mutlu olacagiz .. mutlu olmak icin gayret gösterecegiz.. cünki siz buna degersiniz!

    ***

    Ey sevgili okuyucum!
    Duydumki cok özlemissin beni! 
    Geldim iste! Yine buradayim! Yine yaziyorum! 
    Cosmaya varmisin benimle ?? :)
    Müthis bir görsel sölene ne dersin? Hazirmisin ?

     Eveet efendim! Ve huzurlarinizda ateslimi atesli baharatlimi baharatli Armutlaaar :)))

     
    Müthis basit bir tarif ama su sunumu yokmu? Albenisi...?


    MALZEMELER:
    • 5 adet armut
    • 1 su bardagi seker
    • 1 su bardagi su
    • yarim limonun suyu
    • yaklasik 15 adet karanfil
    • 1 cay kasigi anason
    • yarim cay kasigi tarcin
    • 1 paket vanilya sekeri
    • 2-3 damla vanilya esansi
    • 1 cay kasigi kirmizi gida boyasi 
      + aci toz biber (arzuya göre)
    HAZIRLANISI:
    • Orta boy bir tencereye sekeri, suyu ve limon suyunu alip kaynamaya birakin. Daha sonra baharatlari, vanilya sekeri ve esansini ve gida boyasini ilave edin.
    • Armutlarin kabuklarini soyun. Alt kismindan icini dikkatlice oyup temizleyin. Ve tencereye alip ilk önce hertarafini suruba bulayin ve daha sonra hepsini yan yana dizin.
    • Tencerenin kapagini kapatip kisik-orta atesde armutlar yumusayincaya kadar pisirin. Armutlar devrilebilir, arada yönlerini degisitirmeyi ihmal etmeyin. Ve dikkat edin cok yumusamasinlar.. 
    • Armutlari surubtan cikarip orta boy bir firin kabina yerlestirin. Ve yaklasik 15 dakikaligina 250 derece önceden isitilmis firina alin.
    • Firindan cikarin ve ilk sicaklagini biraktiktan sonra sicakken servis yapin. 

    Afiyet Seker, Sifalar Olsun!

    Herkese hayirli cumalar diliyorum, dualariniz kabul olsun InsAllah.. bizleride anmayi unutmayin olurmu :)

    Sicacik Sevgi ve Selamlarla.. Mutlu, Umutlu Kalin..

    Çıtır Sosisler


    Bomba dedik.. bomba gidiyoruz...Evet efendim: huzurlarinizda citirmi citir nefismi nefis bir lezzet! Citir Sosiler!
    Ve bu citirlar müthis lezzetliler!


    Beni bilenler bilir tam bir lezzet avcisiyimdir.. Herseyi dener, arastiririm... Ve bundan müthis keyif alirim.. vede cokda keyifli yiyenlerdenim :) Arada yorumlar gelir, kilomu hatta kilolarimizi merak ederler, gülümsetir beni hep bu yorumlar, hep keyifle okurum :)


    Ve hani bir keresinde demisdim, cokda güzel dostlarim var masallah, pek güzel yasarlar benimle birlikte bu coskuyu en yüksek dosunda... yeni birseyler kesfetdiklerinde mutlaka hemencik beni ararlar büyük bir sevincle paylasirlar, Hasretimmm sende mutlaka dene lütfen derler... :)
    Gecenlerde canim dostum,Hatice ablacigimla kahve keyfimizide.. keyifli bir sohbet esliginde tarifleri, kitaplarini karistirdik.. ve bu lezzetli tarifle karsilasdim arsivinde..  Dedim iste budur! Bu tam benlik bir tarif!
    Ablacikda kesinlikle denemelisin eminim cok seveceksin, bizde denedik ve bayildik dedi...!

    Aklima takilmisdi! Denemeliydim! Biliyordum, süper olacakdi! Bundan eminimdim..


    Veeee!! Cok gecmedi denedimde tabii, keyifle hazirladim...

    Sevgili okuyucularim; huzurlarinizdaki lezzet bir Emine Beder lezzeti! Asil ismiyle Kürdan Böregi...



    Citirrr citirrr müthis keyifli bir lezzet!

    GEREKLI MALZEMELER:
    • yufka
    • sosis
    • kizartmak icin siviyag
    • sise kapagi
    • kürdan
    HAZIRLANISI:
    • Sosisleri dilimleyin. Kürdanin alt kismina birtane gecirin. Sonrasinda 8 adet sise kapagi ile kesilmis yufkalari. Bu islemi 4 adet sosis dilimi kullanana dek uygulayin. *alt ve üst kisminda sosis dilimleri olmali.
    • Kizgin siviyagda kizartin.
    • Havlu kagidin üzerine alin ve sarin, yagini cekmesini saglayin.


    Partiler icin harika bir tarif! Ayni zamanda bir görsel sölen! Davetlerinizde cok ragbet görecektir! 
    Yanina soslar hazirlandigindada lezzetin keyfine keyif katilacakdir...
    Bu tarifin bir güzel yanida önceden hazirlayabilme sansinizin olmasi.. Yumusama tehlikesi yok ;)


    Dilerim sizlerde begenirsiniz, ama eminim begenirsiniz :) ve benide deneyimlerinizden haberdar ederseniz mutlu olurum.. 
    Herkese güzel bir hafta sonu, sevdiklerinizle birlikte gecirebileceginiz cok mutlu, cok güzel bir bayram diliyorum! 
    Mutlu, Umutlu Kalin..
    Sicacik Sevgi ve Selamlarla..Kismetse haftaya yeni bir lezzetde görüsmek dileyigle...








    İzleyiciler

    Powered by Blogger.